TRAFİK KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Trafik davası nediyle açılacak maddi manevi tazminat davalarında dava şartları nelerdir, davada kimlere husumet yöneltilebilir, arabuluculuğa başvuru zorunlu mudur, usul, esas ve izlenecek yollar nelerdir? Yazımızda açıklanmıştır.

“Öncelikle belirtilmelidir ki, açıklanan usul ve esaslar her olaydan olaya farklılık gösterebilmekte olup, hak kaybına uğramamak ve mağduriyet yaşamamak adına tazminat davasına ilişkin olarak konuda uzman avukatlarımız tarafından danışmanlık alabilirsiniz.”

Trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarının yasal dayanağı Türk Borçlar Kanunu md. 49 ve devamında haksız fiilden sorumluluk başlığı altında düzenlenmiştir. Bu kurala göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI  AÇILABİLİR?

Araç sürücüsü

Araç Sahibi

Sigorta şirketi

Araç İşleteni

İşveren Firma (Adam Çalıştıranın Sorumluluğu  TBK md.66 uyarınca)

Araç sürücüsü velayet altında bulunan bir kişiyse velisi,

Yine uyuşmazlığa konu kaza işçinin iş görmesi sırasında yaşanmışsa 4857 sayılı İş Kanununun iş kazasına ilişkin ilgili hükümleri uygulanacaktır.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

Uyuşmazlığa konu davada görevli mahkeme kural olarak Hukuk Mahkemeleridir. Sadece zarar verene husumet yöneltilmesi halinde davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak Sigorta Şirketine ve  zarar verene aynı davada birlikte husumet yöneltilmesi durumunda ise görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır. Çünkü bu durumda husumet yöneltilecek kişiler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, görevli mahkeme dava yığılması kurallarına göre tespit edilir. Yetkili mahkeme ise;

* Davalının yerleşim yeri mahkemesi,

* Fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi,

* Zarar görenin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemeleri,

*Kişilik hakkının tecavüzü halinde ise davacının yerleşim yeri mahkemesidir.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINDA ARABULUCULUĞA BAŞVURU ZORUNLU MUDUR ?

Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak arabuluculuğa başvuru zorunlu olmasa da, eğer sigorta şirketine de husumet yöneltilecekse sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvurmak zorunludur, nitekim;

Türk Ticaret Kanunu’nun 5. Maddesinde “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır…” denilmektedir.

Dolayısıyla konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri içeren sigorta uyuşmazlıkları hakkında dava yoluna başvurmadan önce arabuluculuğa gidilmesi gerekecektir.

SİGORTA ŞİRKETİNE HUSUMET YÖNELTİLMESİ HALİNDE BAŞVURU AŞAMALARI NELERDİR?

Kaza nedeniyle zarar gören, dava yoluna başvurmadan önce ilgili sigortacıya zorunlu olarak yazılı olarak başvuruda bulunmalıdır. Sigorta şirketine yapılacak olan bu yazılı başvuru Karayolları trafik Kanunu md. 97 uyarınca zorunludur. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmazsa mahkeme davayı sigorta şirketi yönünden  reddedecektir.

Sigorta şirketi 15 gün içerisinde başvuruyu cevaplamalıdır. Sigorta kuruluşu başvuruyu 15 gün içinde cevaplamazsa ya da olumsuz cevaplarsa bu durumda  arabuluculuğa başvurulmalıdır.

Arabuluculuğa başvuru sonrası anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilmelidir.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NEDİR ?

Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesinde genel zamanaşımı süresi 2 yıl ile 10 yıl arasında belirtilmiş olup haksız fiil aynı zamanda ceza kanunları gereğince daha uzun bir zamanaşımının uygulanmasını gerektirecek bir cezaya ilişkin ise tazminat davası da ceza davası zamanaşımı süresine göre belirlenir. Fiilin işlendiği tarih sürenin başlangıcında esas alınır. Ceza davası zamanaşımı 10 yıldan fazla ise, bu zamanaşımı hem 2 yıllık hem de 10 yıllık zamanaşımının yerini alır; 10 yıldan az ise, 2 yılık zamanaşımı süresi ceza davası zamanaşımı sona ermeden önce etkili olmaz.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. Maddesinde zamanaşımı;

” Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir…” şeklinde ifade edilmiştir.

HAKSIZ FİİLLERDEN KAYNAKLI TAZMİNAT İSTEKLERİNDE HANGİ KALEMLER TALEP EDİLEBİLİR?

Tedavi giderleri. ( İlaç ve Hastane Giderleri ); Kapsamına; ambulans, doktor, hastane, ilaç, ameliyat, protez, psikoterapi ve benzeri için yapılan masraflar girer. Bunlardan başka, ihlalin tedavi dışında yol açtığı masraflar da zarar kapsamındadır; hastaneye gidip gelme masrafları, bakıcı masrafları gibi. Hüküm tarihine kadarki masraflar dikkate alınacağı gibi müstakbel masraflar da dikkate alınacaktır. Şayet hüküm verileceği tarihte bu masrafları belirlemek mümkün değilse, TBK m. 75 uyarınca, hakim kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 2 yıl içinde konuyu inceleme ve tazminat hakkını saklı tutabilir.

Kazanç kaybı.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. (Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Tazminatları )

Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Trafik kazasının sonucunda ölüm söz konusu olmuşsa, yakınları şu kalemlerin tazmin edilmesini isteyebilirler:

Cenaze giderleri

Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar

Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların hesaplanmasında, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Zararın tespitinde hangi tarih esas alınırsa, mahsup edilecek yararın miktarı açısından da aynı tarih esas alınmak gerekir.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası nedeniyle açılacak manevi tazminat davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. Maddesinde belirtilmiştir. TBK. m. 56 bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminat talebini özel olarak düzenlemiştir. TBK. m. 56:

“Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda,  olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR NELERDİR? (TBK M. 58)

  1. Bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz bulunmalıdır.
  2. Kural olarak kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar gören aynı kişi olmalıdır. Kanun yansıma yolu ile manevi zararın tazminini sadece adam ölmesi ve ağır bedensel zarar hallerinde öngörmüştür.
  3. Bir manevi zarar bulunmalıdır.
  4. Nedensellik bağı bulunmalıdır.
  5. Davalının sorumlu olmasını gerektiren kusuru veya bir kusursuz sorumluluk hali bulunmalıdır.

Davacı, kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzü, manevi zararını, tecavüzle manevi zarar arasındaki uygun nedensellik bağını, davalının kusurunu veya sorumluluğunu gerektiren kusursuz sorumluluk sebebini, ispatla yükümlüdür.

Borçlar hukuku bakımından önem taşıyan ayrım, ağır kusur(kasıt ve ağır ihmal) ile hafif kusur arasındaki ayrımdır. Kusur belirlenirken, o olayla ilgili normal insan tipi değerlendirmede esas alınacaktır. Bu çerçevede olayda rol oynayan meslek, failin yaşı, cinsiyeti gibi unsurlar önemlidir. Failin subjektif niteliklerinin nazara alınması, istisnai mazeretleri kapsamaz.

Her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek hakimin takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir. Polisler tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tutanağının iptali için dava açılması gerekeceği gibi, kazaya karışanların kendi aralarında tuttukları tutanakta da tutanağa geçirilen her bir kayda dikkat edilmelidir. “Bu nedenlerle hak mağduriyeti yaşanmaması adına  tazminat davasına ilişkin olarak konuda uzman avukatlarımız tarafından danışmanlık alabilirsiniz.”

MSB HUKUK BÜROSU